Hatıralarda Atatürk V




Genç Mustafa Kemal, arkadaşları ile Beyoğlu eğlence yerlerine giderdi. İyi giyinmeyi ve yaşamayı severdi. İstanbul'a gelinceye kadar biradan  başka içki kullanmamıştı. Bir gün arkadaşı Ali Fuat(Cebesoy)'la beraber Büyükada'ya gitmişti. Ne lokantada yiyip içecek ne otelde geceleyecek paraları var. Ali Fuat bir şişe rakı, bir şişe Bira, ekmek ve yemiş alıp çamlığa yürümüşler. Mustafa kemal bir şişe birayı bitirince:

"Şimdi ne yapacağım?" demiş.

İlk defa rakıyı o akşam denemiş. Başı bir hoş dönmüş. Güneş batmak üzere sigara paketinin altına resimler çizmiş, sonra:

"Fuat demiş, ne iyi içkiymiş bu... insanın şair de olası geliyor. Bu ağır ve sert içki yakasını bırakmamıştı.

(Ali Fuat Cebesoy)  

Çocukluğunu ve gençliğini yakından bilen Kılıçoğlu Hakkı bana yazdığı mektupta der ki:

"Ailece pek yakındık. Zübeyde Molla'yı ikinci defa kocaya veren benim büyük kaynatam Şeyh Rıfat Efendidir. Mustafa Kemal, tatillerde Selanik'te sılaya geldiği vakit büyük kaynatamın tekkesine gelir, ayin günlerinde dervişler halkasına katılarak, hu hu, diye kan ter içinde kalıncaya kadar döner dururmuş." 

Bunu öğrenmenin büyük faydası vardır. Mustafa kemal, yalnız Rumeli folklör Türkülerini mat sesiyle güzel ve tatlı söylemekle kalmaz, klasik alaturka musiki makamlarını da bilirdi. Kafaca batı Musikisine inanmış, zevkçe alaturkaya bağlı kalmıştır.

Devrimciliği yıllarında her işte olduğu gibi, zevkince değil, kafasınca giderek milli eğitimde yalnız Batı musikisi öğretimi yapmıştı. Gene bu tatil gidişlerinde Selanik'te vals etmeyi de öğrenmiştir:

 "Bir Kurmay dans etmesini bilmelidir," derdi.



Edebiyat ve şiirde ilk örneği Ömer Naci olduğu için dili Namık Kemal okuluydu. Koyu Osmanlıca idi. Okulda hapse atıldı vakit söylediği bir gazel vardı ki, Çankaya'nın ilk yıllarında kendi ağzından dinlemiştim. En son mısrasının bir parçası hatırımda kalmıştır. "... Ecel alsa da halas beni." 


(İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin Miting Sözcüsü ve edebiyatçı, şair Ömer Naci. 1916'da Kerkük'te Tifus'tan ölmüştür)


Harp akademisinde iken gelecek Mustafa Kemal'i bir Osmanlı Paşası kahince haber vermiştir. Ali Fuat babası İsmail Fazıl Paşa idi. Onun Boğaziçi'ndeki yalısında gece yatısına giderdi. Sonradan Viyana'da Büyükelçilik eden, üç dört dil bilen, çok okumuş Ali Nizami Paşa bu delikanlının arkadaşı tarafından pek övüldüğünü duymuş, bir günde kendisi onun da uzun boylu konuşma fırsatı bulmuştu. Ali Fuat'ın anlattığına göre Ali Nizami Paşa, Mustafa Kemal'e der ki: 

"Mustafa Kemal efendi oğlum, seni övenlerin yanılmadıklarını anlıyorum. Sen bizim gibi yalnız normal subaylık hayatına atılmayacaksın memleket kaderiz üzerine tesirli olacaksın. Sözlerimi iltifat oalrak alma. Sende memleket başlarına gelen büyük adamların daha gençliklerinde gösterdikleri müstesna kabiliyet ve zeka alametlerini görüyorum. İnşallah yanılmamış olurum."


Falih Rıfkı ATAY, Çankaya, Pozitif Yayınevi, Çağaloğlu - İSTANBUL,  Ağustos 2024 (1968).




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Neden Türk Olmalıyız?

Orta Çağ Türklerinde Meşru Otorite